Mum ışığında akşamlar: Bir evi ev yapan küçük alev
İstanbul’a taşındığımız ilk kış, eşyalar henüz kolilerdeyken bir mum yaktım ve o daire ilk kez ev gibi hissettirdi. Mum yapımının neden yeniden herkesin mutfağına girdiğini ve küçük bir alevin bir akşamı nasıl değiştirdiğini anlatıyoruz.
Yazan: Merve Çokal Doğan · · 3 dk okuma

İstanbul’a 2013’te taşındık. Konya’daki evimizi bırakıp geldiğimiz daire, ilk haftalar bize ait değildi: duvarlar boş, koliler açılmamış, çocukların sesi yabancı odalarda yankılanıyordu. Bir akşam, hangi kolide olduğunu bile bilmediğim bir mumu buldum, mutfak tezgâhına koydum ve yaktım.
Ne olduğunu tarif etmek zor. Ama o küçük alev odanın köşelerini yumuşattı; koliler biraz daha az koli oldu. O gece, o daire ilk kez “bizim ev” gibi hissettirdi.
Mum neden yeniden mutfakta?
Bir zamanlar mum, elektrik kesilince çekmeceden çıkan şeydi. Şimdi evlerin en görünür köşesinde duruyor ve gitgide daha çok kişi onu kendi döküyor. Sosyal medyada mum dökme videoları, kafelerde mum atölyeleri, arkadaşına doğum günü için kendi yaptığı mumu götüren gençler. Mum yapımı, son yılların en hızlı yayılan ev meşgalelerinden biri oldu.
Nedeni sanırım şu: Mum, çabuk biten ve hemen işe yarayan bir iş. Bir akşam dökülür, bir gün sonra yakılır. Kokusunu siz seçersiniz, rengini siz seçersiniz, kabını mutfağınızdaki eski bir çay bardağından yapabilirsiniz. Ve bittiğinde elinizde sadece bir nesne değil, bir akşam vardır.
Küçük alevin yaptığı şey
Dört oğlan büyüten bir anne olarak günün en sevdiğim saatini biliyorum: Herkes yattıktan sonraki o yarım saat. Işıkları kapatıp bir mum yakmak, o yarım saati bir “kalan zaman”dan bir “ayrılmış zaman”a çevirir. Telefon ekranının mavisi yerine bir alevin sarısı. Fark, uykunuzda bile hissedilir.
Mumun bir de hafızası var. Belli bir koku, belli bir kışı geri getirir. Annemin evinde yanan karanfil kokulu mum, benim için hâlâ bayram sabahıdır. Kendi döktüğünüz mumlarda bu daha da güçlüdür; çünkü kokuyu siz seçmişsinizdir ve o koku artık sizin evinizin kokusudur.
Türkiye’de mum yapımına başlamak
Mum dökmek, sanıldığından çok daha az malzeme ister ve neredeyse tamamı bir kırtasiye ya da hobi dükkânından çıkar.
- Soya mumu ile başlayın. Düşük ısıda erir, temiz yanar ve mutfak tezgâhında tencere içinde eritilebilir. İlk mum için en affedici malzeme budur.
- Kabı evden bulun. İnce belli çay bardağı, eski bir reçel kavanozu, annenizden kalan bir fincan. Yeni kap almanız gerekmez; en güzel mumlar eski kaplarda durur.
- Bir koku seçin, ikiyi karıştırmayın. Lavanta, portakal kabuğu, tarçın. İlk seferde tek koku; karışımlar sonra gelir.
- Bir atölyeye gidin. Büyükşehirlerde mum atölyeleri artık her hafta sonu var; bir öğleden sonra, birkaç arkadaş, eve dönerken elinizde kendi mumunuz. Başlamanın en keyifli yolu bu.



Bebek odasında alev olmaz, ama ışık olur
Yeni doğmuş bir bebeğin odasında mum yakılmaz; bunu her anne bilir. Ama o odaya da yumuşak bir ışık lazımdır: Gece emzirmeleri, masal saatleri ve aradaki sessiz anlar için. Alevsiz, sıcak ve adını taşıyan bir ışık.
Odasında yumuşak bir köşe
Adını taşıyan yumuşacık bulut yastık, günün sakinleştiği odaya biraz huzur getirir.
Kolilerden sonra
O ilk kışın mumu çoktan bitti. Ama İstanbul’daki evimizde her akşam bir mum yanıyor hâlâ; koliler açıldı, duvarlar doldu, çocuklar büyüdü. Bir evi ev yapan şeyin büyük eşyalar olmadığını o gece öğrendim. Küçük bir alev yetiyor.
— Merve Çokal Doğan
Okurlardan sorular
Anneler soruyor, biz yanıtlıyoruz — bu yazının altında başkalarının da aklına gelebilecek sorular.
Siz de sorun
Bu yazıyla ilgili aklınıza takılanı yazarına sorun. Gerçek annelere yanıt verebilmek için WhatsApp numaranıza tek kullanımlık bir kod gönderiyoruz; numaranız hiçbir yerde görünmez.
Hediye mü arıyorsunuz?
Bu hikâyenin yer aldığı hediye rehberleri.
Mevlit hediyesi: Bebeğin mevlidine giderken ne götürülür?
Mevlit, bebeğin aile ve komşularla ilk kez bir arada olduğu gündür. Duayla, şekerle ve kalabalıkla geçen bu güne yakışan hediyeleri ve küçük görgü kurallarını topladık.
İlk yaş günü hediyesi: Bir yaşına giren bebeğe ne alınır?
İlk yaş günü aslında annenin ve babanın da ilk yılıdır. Oyuncak yığınının arasında kaybolmayan, bir yıl sonra bile bakılan hediyeler ve ilk doğum gününe dair birkaç pratik not.
Okumaya devam edin

Mum
Kısalan günler: Loğusa ziyaretine el yapımı bir mum götürmek
Ekim’in ortasında saat beşte hava kararır ve yeni doğum yapmış bir kadının evi erken akşamlara girer. O eve elinizde ne götürürsünüz? Annemin Konya’ya getirdiği kavanoz mumdan, kendi ellerimle döktüğüm ilk mumlara: Loğusaya götürülen en eski hediyenin neden ışık olduğu üzerine.
· 3 dk okuma

Dikiş
İlk kış battaniyesi: Pazen ve pamukludan bir akşamda dikilen örtü
Mehmet Emde’nin ilk kışı için diktiğim battaniye iki kat kumaş, dört köşe ve bir akşamdı. Ölçüler, kenar payı, elde ilikleme ve en önemlisi: battaniyenin nerede kullanılıp nerede kullanılmayacağı.
· 3 dk okuma

Âdetler & Gelenekler
Mevlit şekeri ve tül keseler: Bebeğin mevlidini evde hazırlamak
Badem şekeri, lokum tabağı, şerbet ve kapıda bir isim: Hamza Bera’nın mevlidini babaannesiyle annemin nasıl hazırladığını, keseleri kimin bağladığını ve evde mevlit yapacak bir anneye ne söyleyeceğimi yazdım.
· 3 dk okuma