Türkiye’ye taşınma, annelik ve… benim yeni gizli ritüelim

Ailesiyle Türkiye’ye taşınan Kristina Çelik, bebek bakımı ve yeni bir ülkenin telaşı içinde kendini “sonraya” bırakmamak için parfüm dünyasına kapılıyor. Bu sonbahar için sevdiği sıcacık notaları paylaşıyor: baharatlı vanilya ve amber, sandal ağacı ve kakule, kahve ve çikolata.

Yazan: Kristina Çelik · · 2 dk okuma

Sonbahar ışığında ahşap bir şifonyer: pirinç tepside kehribar, bal ve gül tonlarında dört etiketsiz parfüm şişesi, yanlarında vanilya çubukları, tonka fasulyeleri ve iki parça kehribar; kenarda katlanmış örgü bir şal, ahşabın üstünde kuru bir yaprak, pencereden görünen deniz

Türkiye’ye ilk taşındığımızda, tüm zamanımın adaptasyon sürecine, ev işlerine ve bebek bakımına gideceğini sanmıştım. Ama kendimi “sonraya” bırakmamam gerektiğini çok iyi biliyordum. Bana beni besleyecek, küçük ve ilham dolu bir hobi lazımdı. Şöyle saniyeler içinde modumu yükseltecek, saatlerce sessizlik gerektirmeyecek ve annelikle kolayca senkronize olabilecek bir şey…

Ve aradığımı buldum: Parfüm dünyasının büyüsüne kapıldım! Küçüğüm uyurken ya da yanımda oyun oynarken, ben notaları inceliyor, nadir şişelerin peşine düşüyor ve adeta duygu koleksiyonu yapıyorum.

Şimdi Türkiye’ye o yumuşacık, kadife gibi sonbahar gelirken, bu ritüel beni her türlü mod düşüklüğünden kurtarıyor. Gelin, bu sonbahar için kokusal gardırobumuzu birlikte seçelim? Akşamlar serinlediğinde bizi ne ısıtır, sıcacık bir battaniye gibi bizi ne sarmalar?

İşte aktif anneler için harika olan favori notalarım:

  • Baharatlı vanilya ve amber. Tonka fasulyesi veya sıcak süt notaları içeren kokuları arayın. Deniz kenarında bebek arabasıyla yürürken bile inanılmaz bir huzur ve konfor hissi veriyorlar.
  • Isıtan oryantal esintiler. Yumuşak sandal ağacı ve hafif bir kakule dokunuşu. Bu notalar Türkiye’nin havasında bir başka açılıyor; çok asil ve derin bir hâl alıyor.
  • Gurme kokular (kahve ve çikolata). Kalori alma korkusu olmadan dopamin seviyemizi yükseltmenin en masum yolu! Birkaç fıs ve halıdan püre temizleyen o anne gidiyor, yerine bir kraliçe geliyor.
Gün batımında sahil yolunda tahta bir bankın yanında duran krem rengi bir bebek arabası; tutacağına gül kurusu bir şal bağlanmış, bankta katlanmış adaçayı yeşili örgü bir battaniye, yerde sararmış yapraklar, arkada sakin deniz
Deniz kenarında bebek arabasıyla yürürken bile…
Keten örtünün üstünde sandal ağacı parçaları ve talaşları, taş bir kâsede yeşil kakule taneleri, ahşap kapaklı etiketsiz bir parfüm şişesi ve katlanmış krem bir şal; arkada okaliptüs dalları ve kuru çiçekler, köşede pembe ve yeşil kumaş parçaları ile bir makara iplik
Yumuşak sandal ağacı ve hafif bir kakule dokunuşu.
Yuvarlak ahşap sehpada lale desenli fincanda Türk kahvesi, tabakta bitter çikolata kareleri, dağılmış kahve çekirdekleri ve kahverengi etiketsiz bir parfüm şişesi; yerde oyun minderinin üstünde ahşap halka kulesi, bloklar ve pelüş bir tavşan
Gurme kokular (kahve ve çikolata).

Kızlar, parfüm insanın kendine dönmesini, kadınlığını hatırlamasını ve “an”da kalmasını sağlayan en hızlı yoldur.

Peki sizin sonbahar kokunuz hangisi? Daha şekerli mi yoksa odunsu aromaları mı seversiniz?

Kendini sonraya bırakmayan bir anneye

Kendine ayırdığı o küçük anlar için bir anneye — belki de kendinize — adı yazılı küçük bir hediye hazırlayalım. Günün telaşında yalnızca ona ait bir köşe.

Adını yazdırın

— Kristina Çelik

Bu yazıyı paylaşın

WhatsAppFacebookXPinterest
AnnelikKendine zamanSonbaharMisafir yazar

Okurlardan sorular

Anneler soruyor, biz yanıtlıyoruz — bu yazının altında başkalarının da aklına gelebilecek sorular.

Siz de sorun

Bu yazıyla ilgili aklınıza takılanı yazarına sorun. Gerçek annelere yanıt verebilmek için WhatsApp numaranıza tek kullanımlık bir kod gönderiyoruz; numaranız hiçbir yerde görünmez.

Adınız sorunun yanında görünür; telefon numaranız yalnızca bu doğrulama için kullanılır ve şifreli saklanır. Aydınlatma metni.