İlk kış battaniyesi: Pazen ve pamukludan bir akşamda dikilen örtü
Mehmet Emde’nin ilk kışı için diktiğim battaniye iki kat kumaş, dört köşe ve bir akşamdı. Ölçüler, kenar payı, elde ilikleme ve en önemlisi: battaniyenin nerede kullanılıp nerede kullanılmayacağı.
Yazan: Merve Çokal Doğan · · 3 dk okuma

Annemin Zonguldak’taki evinde kış, pazenle gelirdi. Ekimde dolaptan pazen gecelikler çıkar, yatakların altına pazen çarşaflar serilirdi. Kumaşın o hafif tüylü, ele sıcak gelen yüzü benim için kışın kokusudur. Mehmet Emde İstanbul’da doğduğunda, dördüncü oğlumda, ilk kez “bu bebeğe battaniyeyi ben dikeceğim” dedim. Sebebi bir ihtiyaç değildi; evde üç ağabeyden kalan battaniye vardı. Sebebi pazendi.
Bir akşamda bitti. Bu yazı o akşamın tarifi — ve battaniyenin nerede kullanılmayacağına dair, en başa yazmam gereken bir not.
Önce güvenlik: Battaniye uyku için değil
Amerikan Pediatri Akademisi’nin güvenli uyku önerisi nettir: Bir yaşından küçük bebek sırtüstü, sert ve düz bir yatakta, içinde gevşek battaniye, yastık ya da yumuşak eşya bulunmayan bir beşikte uyur. Üşümesin diye kullanılacak şey battaniye değil, giyilebilir uyku tulumudur.
O hâlde dikilen battaniye nereye? Kucağa, bebek arabasına, oyun saatinde yere, misafirlikte omuza. Bebeğin uyanık olduğu ve sizin yanında olduğunuz her yere. Mehmet Emde’nin battaniyesi en çok arabada, kış sabahlarında ağabeylerini okula bırakırken kullanıldı.
Ne gerekir?
- İki kat kumaş, her biri yaklaşık 85 × 105 cm. Üst yüz için pamuklu bir kumaş, alt yüz için pazen. Pazen, pamuklunun bir yüzü tüylendirilmiş hâlidir; sıcak tutar, yumuşaktır ve yıkandıkça yumuşar.
- Kumaşı önce yıkayın. Pazen ilk yıkamada çeker; dikmeden yıkayıp ütülemezseniz battaniyenin köşeleri sonra buruşur.
- Aynı renkte iplik, iğne, toplu iğne, makas, cetvel. Makine varsa güzel; yoksa düz dikiş elde de olur, bir akşam yerine iki akşam sürer.
- Köşeye dikilecek küçük bir isim etiketi. Bunu en sona bırakın; yazının ilerisinde anlatacağım.
Bir akşamda nasıl dikilir?
- İki kumaşı yüzleri birbirine bakacak şekilde üst üste koyun, kenarları hizalayın, çepeçevre toplu iğneleyin.
- Kenardan 1,5 cm içeriden düz dikişle dört kenarı dikin; bir kenarda yaklaşık 20 cm’lik bir açıklık bırakın.
- Köşelerden fazla kumaşı çapraz kesin (dikişe değmeden). Böylece köşe çevrildiğinde kalın bir topak olmaz.
- Battaniyeyi açıklıktan ters yüz edin, köşeleri bir kalem ucuyla nazikçe dışarı itin, ütüleyin.
- Açıklığı elde gizli dikişle kapatın. Bu adımı makineye vermeyin; elde kapanan kenar hem daha düzgün durur hem de battaniyenin bir yerine sizin elinizin değmiş olması iyi bir şeydir.
- İsterseniz kenardan 2 cm içeriden çepeçevre bir sıra daha dikin; iki kumaş birbirinden kaymaz.
Altı adım. Benimki üçüncü adımda bir köşeyi fazla kesip yeniden başlamak dışında sorunsuz geçti.
Köşedeki isim
Battaniye bittiğinde bir köşesi boş kalır ve o köşe bir isim ister. Adı elle işleyebilirsiniz; sap işi tek ilmektir, eğri olur, olsun. Ya da adının işlendiği küçük bir kumaş etiketi köşeye üç kenarından dikersiniz. Mehmet Emde’nin battaniyesinde ikinci yol var: etiketi diktim, üstüne bir de doğum tarihini elimle işledim — bir rakam ters çıktı, o da öyle kaldı.



Mehmet Emde’nin battaniyesi bugün onun yatağının ayak ucunda duruyor; on yaşında, battaniye artık dizine bile gelmiyor. Ama köşesindeki etiketi hâlâ zaman zaman parmağıyla okuyor. Bir akşamlık bir dikişin bu kadar uzun ömürlü olması, işin en güzel tarafı.
Köşesine yumuşak bir bulut
Bulut yastık adını taşır; birlikte okuyup hayal kurduğunuz odaya yerleşir.
Annem geçen kış bize geldiğinde battaniyeyi kanepede gördü, elini üstünde gezdirdi ve tek bir şey söyledi: “Pazen.” Bütün Zonguldak kışları o kelimenin içindeydi.
— Merve Çokal Doğan
Okurlardan sorular
Anneler soruyor, biz yanıtlıyoruz — bu yazının altında başkalarının da aklına gelebilecek sorular.
Siz de sorun
Bu yazıyla ilgili aklınıza takılanı yazarına sorun. Gerçek annelere yanıt verebilmek için WhatsApp numaranıza tek kullanımlık bir kod gönderiyoruz; numaranız hiçbir yerde görünmez.
Okumaya devam edin

Dikiş
Okul önlüğüne dikilen isim: Eylül sabahlarının küçük telaşı
Eylül gelince evlerde aynı sahne yaşanır: masada dört önlük, bir makara, bir iğne ve kaybolmasın diye her birine dikilen bir isim. Dört oğlanın annesi olarak öğrendiğim şey, o küçük etiketin kaybolan hırkalardan çok daha fazlasını tuttuğu.
· 3 dk okuma

Dikiş
Dikiş makinesi geri döndü: Anneannelerimizin meşgalesi neden yeniden gözde?
Dublin’de dikiş kursları aylar öncesinden doluyor, New York’ta “dikiş yeniden havalı” manşetleri atılıyor. Türkiye’de de tavan arasındaki Singer’lar iniyor. Bu sessiz dönüşün ardında ne var — ve bir annenin gününde buna nasıl yer açılır?
· 5 dk okuma

Âdetler & Gelenekler
Mevlit şekeri ve tül keseler: Bebeğin mevlidini evde hazırlamak
Badem şekeri, lokum tabağı, şerbet ve kapıda bir isim: Hamza Bera’nın mevlidini babaannesiyle annemin nasıl hazırladığını, keseleri kimin bağladığını ve evde mevlit yapacak bir anneye ne söyleyeceğimi yazdım.
· 3 dk okuma