Bir konu, tek sayfa

El ve ayak izi

Alçıda saklanan ilk avuç: çerçeve, yazılar ve doğru zamanı.

  1. YazıAlçıdaki el izi: Bir daha hiç bu kadar küçük olmayacakÜçüncü oğlum bir haftalıkken avucunu alçıya bastırdık. O el şimdi benim elimden büyük; ama alçıdaki iz hâlâ bir haftalık. Alçı ve kilin neden bu kadar dokunaklı bir hatıra malzemesi olduğunu ve evde nasıl başlanacağını anlatıyoruz.
  2. YazıAlçı karın kalıbı: Dokuz ayın şeklini saklamakBir bebek doğunca her şey ona döner; annenin dokuz ay taşıdığı karın ise fotoğraflarda kalır. Alçı karın kalıbı, o dokuz ayın şeklini üç boyutlu saklayan eski ve yeniden keşfedilen bir el işi. Hamza Bera’ya hamileyken bir Cumartesi sabahı mutfakta yaptığımız kalıbın hikâyesi.
  3. YazıKırkı çıkmak: Bebeğin ilk kırk gününün eski âdetleriKırk suyu, kırk uçurma, loğusa şerbeti, kapıya asılan kırmızı kurdele… Anadolu’da bir bebeğin ilk kırk günü her zaman ayrı bir zamandı. Bu âdetler nereden geliyor, bugün hâlâ neden yapılıyor ve modern bir anne bunlardan ne alabilir?
  4. YazıBattaniyedeki ilk harf: Bir bebeğin adı ilk kez nereye yazılır?Hastane bilekliğinden sonra bir bebeğin adı çoğu evde ilk olarak battaniyesine yazılır. Neden orası? Bir annenin kasnakla geçirdiği ilk gece, iğnenin aceleye izin vermeyişi ve köşeye işlenen tek bir harfin yıllar sonra nasıl bulunduğu üzerine.
  5. YazıSonbahar parkının taşları: Adını taşa yazmakEkim’de park yolları yaprak ve çakıl dolar; çocuklar eğilip taş toplar, anneler ceplerini boşaltır. O taşların birkaçı eve gelir, yıkanır ve üstüne bir isim yazılır. Dört oğlanla geçen sonbahar öğleden sonralarından, taşa yazılan bir ismin neden kâğıttakinden uzun yaşadığı üzerine.

Sık aranan konular