Bir konu, tek sayfa

İlk yaş günü

Bir yaşına giren bebek için hediyeler, hatıralar ve o güne dair yazılar.

  1. Hediye rehberiİlk yaş günü hediyesi: Bir yaşına giren bebeğe ne alınır?İlk yaş günü aslında annenin ve babanın da ilk yılıdır. Oyuncak yığınının arasında kaybolmayan, bir yıl sonra bile bakılan hediyeler ve ilk doğum gününe dair birkaç pratik not.
  2. YazıDiş buğdayı: İlk dişin kutlaması ve avuca konan tahılAnadolu’da bir bebeğin ilk dişi haşlanmış buğdayla kutlanır: komşular çağrılır, buğday bebeğin başına dökülür, önüne konan nesnelerden birini seçmesi beklenir. Muammer Esat’ın diş buğdayında bu âdetin nereden geldiğini ve bugün bir anneye ne söylediğini düşündüm.
  3. Yazıİlk kış battaniyesi: Pazen ve pamukludan bir akşamda dikilen örtüMehmet Emde’nin ilk kışı için diktiğim battaniye iki kat kumaş, dört köşe ve bir akşamdı. Ölçüler, kenar payı, elde ilikleme ve en önemlisi: battaniyenin nerede kullanılıp nerede kullanılmayacağı.
  4. Yazıİlk sonbahar geceleri: Loş ışık, sessiz oda ve bir bebeğin uyku ritüeliEylül bitince günler kısalır, akşamlar erken iner ve yeni doğmuş bir bebeğin evinde geceler uzar. Hamza Bera’nın ilk sonbaharında öğrendiğim üç şey: ışığı kısmak, aynı şeyi aynı sırayla yapmak ve odayı o bebeğin odası hâline getirmek.
  5. Yazıİlk süt dişi düştüğünde: Damdan kutuya, Anadolu’nun diş âdetleriBir çocuğun ilk süt dişi düştüğünde eskiden ne yapılırdı, bugün ne yapılıyor? Dama atılan dişten diş perisine, oradan adı yazılı bir hatıra kutusuna: Süleyman Taha’nın ilk dişiyle öğrendiklerim.
  6. Ürünİsme Özel Peluş Bulut YastıkUyuyan gözleri, minik gülümsemesi ve önüne işlenen adıyla kucak dolusu yumuşak bir bulut yastık. Beşiğin köşesine, emzirme koltuğuna ya da kitap okunan köşeye yerleşir; ilk ninnilerden çok sonra da orada kalır. Beyazdan pudraya, şeftaliden bebek mavisine altı yumuşak renk.
  7. YazıDört kez isim seçmek: Bir adı sevmeyi nasıl öğrendik?Süleyman Taha, Muammer Esat, Hamza Bera, Mehmet Emde. Dört oğlana dört isim seçtik ve her seferinde aynı şeyi yeniden öğrendik: Bir isim, listeyle değil, seslenmekle bulunur. Yeni anne babalar için isim seçmenin sessiz tarafı üzerine.
  8. YazıOkul önlüğüne dikilen isim: Eylül sabahlarının küçük telaşıEylül gelince evlerde aynı sahne yaşanır: masada dört önlük, bir makara, bir iğne ve kaybolmasın diye her birine dikilen bir isim. Dört oğlanın annesi olarak öğrendiğim şey, o küçük etiketin kaybolan hırkalardan çok daha fazlasını tuttuğu.
  9. YazıSonbahar parkının taşları: Adını taşa yazmakEkim’de park yolları yaprak ve çakıl dolar; çocuklar eğilip taş toplar, anneler ceplerini boşaltır. O taşların birkaçı eve gelir, yıkanır ve üstüne bir isim yazılır. Dört oğlanla geçen sonbahar öğleden sonralarından, taşa yazılan bir ismin neden kâğıttakinden uzun yaşadığı üzerine.
  10. YazıDikiş makinesi geri döndü: Anneannelerimizin meşgalesi neden yeniden gözde?Dublin’de dikiş kursları aylar öncesinden doluyor, New York’ta “dikiş yeniden havalı” manşetleri atılıyor. Türkiye’de de tavan arasındaki Singer’lar iniyor. Bu sessiz dönüşün ardında ne var — ve bir annenin gününde buna nasıl yer açılır?
  11. YazıAlçı karın kalıbı: Dokuz ayın şeklini saklamakBir bebek doğunca her şey ona döner; annenin dokuz ay taşıdığı karın ise fotoğraflarda kalır. Alçı karın kalıbı, o dokuz ayın şeklini üç boyutlu saklayan eski ve yeniden keşfedilen bir el işi. Hamza Bera’ya hamileyken bir Cumartesi sabahı mutfakta yaptığımız kalıbın hikâyesi.
  12. YazıBir ilmek, bir nefes: Örgü neden en sakin meşgalemiz?Hastane bekleme salonlarında, otobüs koltuklarında, akşam haberlerinin önünde: Bu ülkede kadınlar hep bir şey örüyordu. Şimdi şişler yeniden gençlerin elinde ve doktorlar da anneannelerin çoktan bildiğini söylüyor: Örgü sakinleştirir.
  13. YazıKapıdaki isim: Ahşabın sıcaklığı ve bir odanın kime ait olduğuBir bebeğin odasının kapısına adının asılması küçük bir şeydir; ama o kapıyı her açan için oda o anda birinin odası olur. Babamın Zonguldak’ta bizim kapımıza çaktığı tahta parçasından, dört oğlanın dört kapısına: Ahşabın neden hâlâ kapıya en çok yakışan malzeme olduğu üzerine.
  14. YazıNakış ve hatırlamak: Bir isim iplikle yazılınca ne olur?Anneannemin çeyiz sandığındaki her örtünün köşesinde bir harf vardı. O harfler bugün hâlâ okunuyor. Nakışın neden yeniden gençlerin elinde olduğunu ve bir bebeğin adının iğneyle yazılmasının neden bu kadar dokunduğunu anlatıyoruz.

Sık aranan konular